Sosyal medya olmasa ne olurdu ?

Baris

New member
**Sosyal Medya Olmasa Ne Olurdu? Şu An Kimse Burada Olmazdı!**

Bir zamanlar sabahları kahvemi yudumlarken sosyal medya bildiğiniz gibi kahvaltımın yanındaydı. Twitter’daki komik bir meme, Instagram’daki 2 dakikalık video, TikTok’ta kaybolmuş saatler… Bu sayede tabii ki de “günlük sosyal medya dozumu aldım!” diyebiliyordum. Ama şimdi, bir anda sosyal medya olmadan bir dünya hayal edin. Bu, adeta bizleri doğrudan eski çağlara fırlatmak gibi bir şey olurdu, değil mi? Ama daha az sanal fotoğraf, daha az yavaş şarkı paylaşımı… Belki daha az kavga ama aynı zamanda daha az kahkaha…

**Sosyal Medya Olmadan Ne Olurdu? Yalnızca Mavi Gökyüzü ve Daha Fazla Gerçek İnsan İlişkisi**

Sosyal medyanın yokluğunda, belki de çoğumuz çok daha fazla sokakta birbirimize selam verecektik. Hani o bir kere tanıdığınız ama sosyal medyada dost haline geldiğiniz ama gerçek hayatta bir gün bile görüşmediğiniz kişileri unutturacak kadar gerçek bir dünyaya adım atılabilirdi. İnsanlar, sosyal medyada “yediği yemeği” ya da “gittiği tatili” paylaşmaya mecbur olmasa da yine de bir şekilde “görüşmeye” devam edeceklerdi. Ancak bu sefer, biriyle gerçek bir bağlantı kurmak daha zor olacaktı. Kimsenin “Ben seni 3 yıl boyunca buradayım, şimdi seni 5 yıl daha takip edeceğim!” demesine gerek kalmazdı.

İnsanlar o zaman yalnızca gerçekten “işleri” olanlarla iletişime geçerdi. Mesela, arkadaşlarınızla “gel, şunu yapalım” demek için telefon açmanın eski tadı var, değil mi? Ama tabii ki kimse geriye dönüş yapmazsa da birer izole “hayat robotsu”na dönüşebiliriz, o başka mesele.

**Erkekler, Stratejik Olarak Çözüm Arar, Kadınlar Empatik Bir Yöntem Geliştirir!**

Düşünelim. Sosyal medya yokken, erkeklerin muhtemelen her türlü “kriz anı”na karşı çözüm odaklı bir yaklaşım sergilemeleri gerekecekti. Bir erkeğin sosyal medyadaki “hashtag çılgınlığı” yerine, eğer o dönemlerde #3SaatteNasılBaşarırsınız gibi bir başlıkla geleneksel yöntemlere başvurması gerekecekti. Bu, yalnızca Instagram’da “nasıl mükemmel bir kare yakalanır” sorusunun cevabını arayan bir adam için değil, sokakta “Acaba evime nasıl giderim?” sorusuna hızlıca çözüm arayan bir adam için de geçerli. Bu çözüm odaklı yaklaşım her zaman sağlam, mantıklı bir yol oluşturur.

Kadınlar ise sosyal medyasız bir dünyada da empatik yaklaşımlarını kaybetmeden, ilişkilerin kalitesine odaklanarak evrime devam ederdi. “Her şey mükemmel bir şekilde olur mu?” sorusuna dair kadınların, samimiyet ve derinlik arayışları bugüne kadar hiç değişmedi. Bir kadın sosyal medyada paylaşımlar yapmasa da, arkadaş çevresine ve iş yerindeki ilişkilere katkı sağlamak adına empati gücünü yine ön plana çıkarırdı. Kimse bir kadının gözünden bir durumun inceliklerini çözümleyemediği kadar hızlı ve derinlemesine inceleyemezdi. Sosyal medya olmadığı için, elbette başkalarının “kalbini” kazandırmanın yolu daha uzun ve zahmetli olurdu. Ama belki de o kadar gerçekti ki, artık sosyal medya profillerine bakmadan yalnızca insanların gözlerine bakarak ne düşündüklerini anlayabilirdik.

**Sosyal Medyanın Yokluğu: İlişkilerin Doğal Haline Dönüş!**

Bir düşünün, iş yerinde birinin profilini inceleyip “Aa bu kişi sürekli tatildeymiş” demek yerine, sohbet etmek için gerçekten zaman harcamanız gerekirdi. Daha fazla yüz yüze görüşme, daha fazla telefon görüşmesi, ve hatta daha az mesajlaşma! Ah evet, mesajlaşma devri bitiyor! Gerçek anlamda ilişkilerde insanların zamanla birbirlerine daha fazla derinlik katarak bağlanmalarını görebilirdik. Sosyal medyanın getirdiği hızlı ama geçici bağlardan daha kalıcı, daha sağlam dostluklar belki de bu dönemde daha fazla yeşerebilirdi.

Kadın ve erkek arasındaki ilişkilere de derinlemesine bir bakış açısı getirilebilirdi. Bir kadın, arkadaşlıkları derinleştirirken anlık “like”lardan çok, gerçekten yanına gelerek ve vakit geçirerek anlaşılabilirdi. Belki de bir erkeğin eğilimleri, doğrudan çözüm odaklılık yerine, birisinin ihtiyaçlarını dinleme ve karşısındakiyle bir yol haritası çizme biçiminde gelişebilirdi. Hani sosyal medya sayesinde zamanla kaybolan daha derin temalar, gerçekten bir başkasıyla vakit geçirmenin ne demek olduğunu anlamamıza olanak verir miydi?

**Kim Sosyal Medyada Durmazsa, Sosyal Hayatta Kalır!**

Hayal edin; sosyal medya olmasaydı, insanlar belki de daha fazla spor salonuna giderdi. Veya sadece yürüyüş yapmak için dışarı çıkıp, aslında çevredeki insanlar ile tanışırlardı. Evde oturup kendini yalnız hissetmek yerine, dışarıda yeni insanlarla tanışmak, onları anlamak, onlara sosyal çevrelerinde yer açmak hiç şüphesiz çok daha yaygın olurdu.

Sosyal medya ortamında yapılan paylaşımlar yüzünden insanlar gereksiz yerlere harcadıkları zamanlar olmasaydı, belki de daha verimli iş gücüyle karşılaşırdık. Herkesin bilgi edinme şekli değişirdi. Artık bir anda Google’a ulaşmak yerine kütüphaneye gitmek, gazeteye bakmak bir “şey” olurdu. Zihnimiz daha az bilgi kirliliğinden etkilenip, daha sağlıklı kararlar verebilirdi.

**Sonuç: Sosyal Medyasız Dünyada Bizi Neler Bekler?**

Sosyal medya olmasa, belki de insanlar bir şekilde çok daha dikkatli, çok daha gerçek ilişkiler kurma yoluna giderdi. Ancak bir yandan da, belki de geriye dönüş yaşamak yerine, sosyal medya olmasa da başka yollardan kendimizi ifade etmek zorunda kalırdık. Kim bilir? Herkesin günlüklerini yazarak, kendilerini ifade etmek için daha çok zaman harcadığını hayal edebiliriz. Ama nihayetinde dünya yine aynı kalır. Sosyal medya yok, ama insan doğası hala var…

**Sosyal medya olmasa, sen ne yapardın? Gerçekten, hepimizi bu devrin sonunda ne bekliyor, bir göz atalım!**
 
Üst