Ela
New member
Prefer’den Sonra -ing Gelir mi? İngilizcenin Küçük Ama Kafa Karıştıran Meselesi!
İngilizce öğrenirken insan bazen kendini bir dedektif gibi hissediyor. Bir kelimenin peşine düşüyorsun, sözlüğü açıyorsun, örneklere bakıyorsun ve sonunda karşına küçücük bir soru çıkıyor: “Prefer’den sonra -ing mi gelir, yoksa to mu kullanılır?” İşin komik tarafı, bu sorunun cevabını öğrendikten sonra bile insan bir süre cümle kurarken şüpheli gibi etrafına bakıyor. Sanki yanlış bir ek kullanırsak İngilizce polisi kapıyı çalacak!
Geçen gün bir arkadaşım kahve içerken “I prefer drinking coffee” dedi. Ardından başka biri hemen araya girdi: “Hayır, prefer’den sonra fiilin birinci hâli gelir!” Masadaki kahve soğudu, tartışma büyüdü, Google açıldı. Sonunda anladık ki İngilizce bazen iki farklı yolu da kabul ediyor. Yani mesele yalnızca bir ek ezberlemek değil, hangi yapının nerede kullanıldığını anlamak.
Peki, gerçekten prefer’den sonra -ing gelir mi? Gelir! Üstelik çoğu durumda to + fiil yapısı da kullanılabilir. Ancak cümlede iki şeyi karşılaştırırken dikkat edilmesi gereken önemli bir ayrıntı vardır.
1. Prefer’den Sonra -ing Gelir mi?
Evet, prefer fiilinden sonra başka bir fiil kullanıldığında fiilin -ing takısı almış hâli gelebilir. Bu yapıya İngilizcede gerund denir. Gerund, fiilin isim gibi kullanılan -ing biçimidir.
Örneğin:
- I prefer reading books. (Kitap okumayı tercih ederim.)
- I prefer walking to work. (İşe yürüyerek gitmeyi tercih ederim.)
- She prefers listening to music. (Müzik dinlemeyi tercih eder.)
- He prefers cooking at home. (Evde yemek yapmayı tercih eder.)
- We prefer watching films at home. (Filmleri evde izlemeyi tercih ederiz.)
Bu cümlelerde reading, walking, listening, cooking ve watching sözcüklerinin tamamı -ing biçimindedir.
Buradaki mantık aslında oldukça basittir. Bir kişinin genel tercihinden söz ediyorsan, tercih edilen etkinliği -ing biçiminde ifade edebilirsin.
Örneğin, “I prefer sleeping early” dediğinde erken uyumayı tercih ettiğini anlatırsın. Bu, her gece saat dokuzda yatağa girdiğin anlamına gelmez. Yalnızca genel eğilimini ifade eder.
Tabii bunu patronuna “I prefer sleeping early” diyerek anlatırsan ve cümleyi pazartesi sabahı saat on birde kurarsan, İngilizce dil bilgisi doğru olsa bile iş hayatındaki stratejin biraz sorgulanabilir!
2. Peki, Prefer’den Sonra To Gelir mi?
Evet, prefer fiilinden sonra to + fiilin yalın hâli de kullanılabilir.
Örnekler:
- I prefer to read before bed. (Yatmadan önce kitap okumayı tercih ederim.)
- She prefers to stay at home. (Evde kalmayı tercih eder.)
- He prefers to drive rather than take the bus. (Otobüse binmek yerine araba kullanmayı tercih eder.)
- We prefer to eat early. (Erken yemek yemeyi tercih ederiz.)
- They prefer to study in the morning. (Sabahları ders çalışmayı tercih ederler.)
Burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur: Fiilin önünde to varsa fiile ayrıca -ing getirilmez.
Doğru: I prefer to read.
Yanlış: I prefer to reading.
Aynı şekilde şu iki cümle de doğrudur:
I prefer reading books.
I prefer to read books.
Her ikisi de kitap okumayı tercih ettiğini anlatır. Aralarında bağlama ve konuşmacının anlatımına bağlı küçük kullanım farklılıkları bulunabilse de günlük İngilizcede ikisi de doğal ve doğru yapılardır.
Yani bir sınavda karşına prefer göründüğünde hemen panik yapıp bütün bildiklerini unutmana gerek yok. Önce cümlenin yapısına bak, sonra karar ver.
3. Prefer Doing mi, Prefer to Do mu? Aralarındaki Fark Nedir?
İşte asıl tartışma burada başlıyor. Çünkü İngilizce öğrenenlerin çoğu iki yapıyı da öğrendikten sonra hangisini kullanması gerektiğini merak ediyor.
Genel olarak:
Prefer + -ing: Bir etkinliğe yönelik genel tercihi anlatmak için sıkça kullanılır.
Prefer + to + fiilin yalın hâli: Bu da genel tercihleri anlatabilir; bazı bağlamlarda belirli bir davranış veya seçime daha fazla vurgu yapabilir.
Örnekleri karşılaştıralım:
- I prefer swimming. (Yüzmeyi tercih ederim.)
- I prefer to swim in the morning. (Sabahları yüzmeyi tercih ederim.)
İlk cümle, yüzmeye yönelik genel bir tercihi vurgular. İkinci cümlede ise yüzmenin hangi koşulda tercih edildiği, yani sabahları yapılması, daha belirgin biçimde ifade edilmiştir. Ancak bu fark kesin bir kural değildir; iki yapı da genel tercihleri anlatabilir.
Başka bir örnek:
- I prefer working alone.
- I prefer to work alone.
Her iki cümle de tek başına çalışmayı tercih ettiğini ifade edebilir.
Burada önemli olan, bir yapının her zaman diğerinden daha doğru olduğunu düşünmemektir. İngilizce, matematikteki gibi her soruya yalnızca tek bir doğru işlem yolu sunmaz. Bazen iki farklı yapı da doğrudur; önemli olan cümlenin anlamını ve bağlamını bilmektir.
4. İki Şey Arasında Tercih Yaparken: Prefer A to B
Şimdi konunun en önemli noktalarından birine gelelim. İki etkinliği karşılaştırırken İngilizcede sıklıkla şu yapı kullanılır:
Prefer + V-ing + to + V-ing
Buradaki to, mastar yapısındaki to değildir. İki tercih arasında karşılaştırma yapan bir edat olarak kullanılır. Bu nedenle ardından gelen fiil de -ing biçimindedir.
Örnekler:
- I prefer swimming to running. (Koşmaktansa yüzmeyi tercih ederim.)
- I prefer reading to watching television. (Televizyon izlemektense kitap okumayı tercih ederim.)
- She prefers travelling by train to driving. (Araba kullanmaktansa trenle seyahat etmeyi tercih eder.)
- He prefers cooking to ordering food. (Yemek sipariş etmektense yemek yapmayı tercih eder.)
Özellikle şu cümleye dikkat edin:
I prefer swimming to running.
Burada iki tarafta da -ing vardır. Çünkü swimming ve running, karşılaştırılan iki etkinliği temsil eder.
Peki, “I prefer swimming than running” diyebilir miyiz?
Bu kullanım, standart İngilizcedeki yaygın tercih kalıbı açısından uygun değildir. İki etkinliği prefer ile karşılaştırırken to kullanılır; than değil.
Doğru: I prefer swimming to running.
Alternatif: I would rather swim than run.
İkinci cümlede yapı değişmiştir. Would rather kullanıldığında fiiller yalın hâlde gelir ve karşılaştırmada than kullanılır.
Bu ayrım, İngilizce öğrenenlerin sık yaptığı hatalardan biridir. Çünkü Türkçede “koşmaktansa yüzmeyi tercih ederim” dediğimizde iki farklı yapının İngilizcede farklı dil bilgisi kuralları olabileceğini düşünmeyiz.
5. Prefer to Do Rather Than Do: Diğer Karşılaştırma Yolu
Prefer ile iki eylemi karşılaştırmanın başka bir yolu da şudur:
Prefer + to + fiilin yalın hâli + rather than + fiilin yalın hâli
Örnekler:
- I prefer to walk rather than drive. (Araba kullanmaktansa yürümeyi tercih ederim.)
- She prefers to study rather than watch television. (Televizyon izlemektense ders çalışmayı tercih eder.)
- He prefers to cook rather than order food. (Yemek sipariş etmektense yemek yapmayı tercih eder.)
- We prefer to travel by train rather than fly. (Uçmaktansa trenle seyahat etmeyi tercih ederiz.)
Dikkat ederseniz bu yapıda ilk fiilden önce to vardır. İkinci fiil ise rather than ifadesinden sonra yalın hâlde kullanılmıştır.
Şu cümle de doğrudur:
I prefer walking rather than driving.
Bununla birlikte, prefer + -ing + to + -ing yapısı veya prefer to do rather than do yapısı, özellikle dil bilgisi öğrenirken daha düzenli kalıplar olarak akılda tutulabilir.
Önemli olan, cümlenin başında hangi yapıyı seçtiğinizi fark etmek ve karşılaştırmanın geri kalanını buna uygun kurmaktır.
6. Erkekler Strateji Kuruyor, Kadınlar İlişkileri Düşünüyor mu? İngilizce Tercihlerin Komik Hâli
Bir arkadaş grubunda İngilizce öğrenirken tercih cümlelerinin bile kişilik tartışmasına dönüşmesi mümkün.
Örneğin, yazılım geliştiricisi olan Mert şöyle diyor:
“I prefer solving problems to discussing them.”
Yani sorunları tartışmaktansa çözmeyi tercih ediyor. Mert'in yaklaşımı oldukça pratik: Sorun var mı? Var. Çözüm nedir? Bulalım. Kahve bitti mi? Yenisi alınsın. Hayat onun gözünde bir yapılacaklar listesi gibi.
Aynı gruptaki Elif ise şöyle diyor:
“I prefer talking things through to making quick decisions.”
Yani hızlı kararlar vermektense meseleleri konuşarak değerlendirmeyi tercih ediyor. Onun için çözümün yanı sıra insanların nasıl hissettiği ve kararın ilişkileri nasıl etkileyeceği de önemli.
İlk bakışta birinin çözüm, diğerinin iletişim odaklı olduğu düşünülebilir. Fakat bunları erkeklerin ve kadınların doğuştan gelen özellikleri gibi değerlendirmek doğru olmaz. Mert'in işinde sürekli insanlarla iletişim kurması, Elif'in ise proje yöneticisi olarak hızlı kararlar almak zorunda olması, bu tercihleri tamamen tersine çevirebilir.
Nitekim Elif bir kriz anında son derece stratejik davranabilir; Mert de ekip arkadaşının morali bozuk olduğunda önce onu dinlemeyi seçebilir.
İngilizce cümle kurmanın güzelliği de burada ortaya çıkar. Tercihlerimizi anlatırken insanları tek bir kalıba sokmak zorunda değiliz.
Bir kişi sessiz ortamda çalışmayı tercih edebilir, diğeri ekip çalışmasından hoşlanabilir. Birisi karar vermeden önce ayrıntılı bir plan hazırlarken diğeri deneyerek öğrenmeyi seçebilir.
İngilizce bunları anlatmamıza yardımcı olur:
- I prefer planning ahead to making decisions at the last minute. (Son dakikada karar vermektense önceden plan yapmayı tercih ederim.)
- I prefer listening to giving advice immediately. (Hemen tavsiye vermektense dinlemeyi tercih ederim.)
- I prefer working with a team to working alone. (Tek başıma çalışmaktansa ekiple çalışmayı tercih ederim.)
Peki, siz hangisisiniz? Önce plan yapıp sonra harekete geçenlerden mi, yoksa işe başlayıp yol boyunca çözüm üretenlerden mi?
Belki de asıl soru şudur: Bir insanın tercihi, onun kişiliğini ne kadar anlatır?
7. Prefer ile En Çok Yapılan Hatalar
Şimdi öğrendiklerimizi küçük bir hata avına dönüştürelim. Çünkü kuralları okumak başka, onları gerçek cümlelerde fark etmek başkadır.
Hata 1: Prefer to reading
Yanlış: I prefer to reading books.
Doğru: I prefer reading books.
Doğru: I prefer to read books.
Açıklama: To ile mastar kullanıldığında fiil yalın hâlde kalır. Reading kullanmak istiyorsanız to eklemeden prefer reading demelisiniz.
Hata 2: Prefer reading than watching
Standart karşılaştırma kalıbında tercih edilen yapı:
I prefer reading to watching television.
Burada iki etkinlik karşılaştırıldığı için to kullanılır.
Hata 3: Prefer than
Yanlış: I prefer tea than coffee.
Doğru: I prefer tea to coffee.
Alternatif: I like tea more than coffee.
Prefer ile kurulan karşılaştırmada to, like more than yapısında ise than kullanılır.
Hata 4: Üçüncü tekil şahısta -s takısını unutmak
Yanlış: She prefer reading.
Doğru: She prefers reading.
Doğru: She prefers to read.
Present simple zamanda he, she ve it ile kullanılan prefer fiiline -s gelir. Buradaki -s, fiilin tercih anlamıyla değil, özneyle ilgilidir.
Hata 5: Bütün fiillerin aynı kurala bağlı olduğunu sanmak
İngilizcede her fiilden sonra aynı yapı gelmez. Örneğin enjoy sonrasında genellikle -ing kullanılır:
I enjoy reading.
Want sonrasında ise to + fiil kullanılır:
I want to read.
Prefer her iki yapıyla da kullanılabildiği için öğrenenlere bazen daha esnek bir fiil gibi görünür. Ancak bu esneklik, diğer fiillerin de aynı şekilde kullanılabileceği anlamına gelmez.
8. Günlük Hayattan Örneklerle Prefer Kullanımı
Kuralları günlük hayatla birleştirelim. Çünkü dil öğrenmenin en etkili yollarından biri, yeni yapıları kendi deneyimlerimizle ilişkilendirmektir.
Yemek tercihleri
I prefer homemade food to fast food.
Fast food yerine ev yapımı yemekleri tercih ederim.
I prefer cooking at home to eating out.
Dışarıda yemek yemektense evde yemek yapmayı tercih ederim.
İş hayatı
I prefer working in the morning.
Sabahları çalışmayı tercih ederim.
I prefer to finish difficult tasks first.
Zor işleri önce bitirmeyi tercih ederim.
I prefer discussing problems with my team to solving them alone.
Sorunları tek başıma çözmektense ekibimle tartışmayı tercih ederim.
Sosyal hayat
I prefer meeting friends in small groups.
Arkadaşlarımla küçük gruplar hâlinde buluşmayı tercih ederim.
I prefer texting to making phone calls.
Telefonla aramaktansa mesajlaşmayı tercih ederim.
I prefer to listen before I speak.
Konuşmadan önce dinlemeyi tercih ederim.
Boş zaman
I prefer reading novels to watching reality shows.
Reality programlarını izlemektense roman okumayı tercih ederim.
I prefer to spend my weekends outdoors.
Hafta sonlarımı açık havada geçirmeyi tercih ederim.
Bu örneklerde görüldüğü gibi prefer yalnızca dil bilgisi sınavlarında işe yarayan bir fiil değildir. İnsanların alışkanlıklarını, çalışma biçimlerini, sosyal tercihlerini ve günlük kararlarını anlatmanın da kullanışlı bir yoludur.
Üstelik kendiniz hakkında cümle kurdukça kelimeleri ezberlemek yerine kullanmayı öğrenirsiniz.
9. Prefer mi, Would Prefer mı?
Bir başka önemli ayrım da prefer ile would prefer arasındadır.
Prefer genellikle genel veya kalıcı sayılabilecek tercihleri anlatır:
I prefer tea to coffee.
Kahveyi değil, çayı tercih ederim.
Would prefer ise belirli bir durumda neyi tercih edeceğimizi anlatmak için sık kullanılır:
I would prefer to have tea, please.
Çay almayı tercih ederim, lütfen.
Başka örnekler:
- I prefer staying at home on rainy days. (Yağmurlu günlerde evde kalmayı tercih ederim.)
- I would prefer to stay at home tonight. (Bu akşam evde kalmayı tercih ederim.)
- She prefers travelling by train. (Trenle seyahat etmeyi tercih eder.)
- She would prefer to travel by train this time. (Bu kez trenle seyahat etmeyi tercih eder.)
Would prefer sonrasında to + fiilin yalın hâli yaygın yapıdır. Bu nedenle “I would prefer staying” yerine özellikle başlangıç düzeyinde “I would prefer to stay” kalıbını öğrenmek daha kullanışlıdır.
Buradaki farkı şöyle düşünebilirsiniz: Prefer, genel olarak neyi sevdiğinizi veya seçtiğinizi anlatabilir; would prefer ise belirli bir durumda hangi seçeneği istediğinizi daha nazik bir biçimde ifade edebilir.
Restoranda sipariş verirken bu ayrım oldukça işinize yarar. Çünkü “I prefer tea” genel bir tercih belirtirken “I would prefer tea, please” mevcut sipariş için daha doğal ve nazik bir seçenek olabilir.
10. Küçük Bir Forum Testi: Bakalım Kim Dikkatli Okumuş?
Şimdi sıra sizde! Aşağıdaki cümlelerde doğru seçeneği bulun. Cevapları hemen okumadan önce kendinize birkaç saniye verin.
1. I prefer _____ books before going to bed.
a) read
b) reading
c) to reading
2. She prefers tea _____ coffee.
a) than
b) from
c) to
3. We prefer _____ at home rather than go out.
a) to stay
b) staying to
c) stay to
4. He _____ playing chess to playing video games.
a) prefer
b) prefers
c) preferring
5. I would prefer _____ early tonight.
a) sleeping
b) sleep
c) to sleep
Cevap anahtarı:
1. b) reading
2. c) to
3. a) to stay
4. b) prefers
5. c) to sleep
Kaç doğru yaptınız? Beş sorunun tamamını doğru cevapladıysanız prefer konusunun temel mantığını kavramışsınız demektir. Birkaç hata yaptıysanız da moral bozmayın. Yanlış cevap, dil öğrenirken başarısız olduğunuzun değil, hangi noktayı yeniden çalışmanız gerektiğinin göstergesidir.
11. Konuyu Kalıcı Olarak Öğrenmek İçin Ne Yapmalı?
Dil bilgisi kurallarını yalnızca okuyarak öğrenmek çoğu zaman yeterli olmaz. Özellikle prefer gibi birden fazla yapıyla kullanılabilen fiillerde örnek üretmek oldukça faydalıdır.
Bunun için basit bir yöntem deneyebilirsiniz.
Önce kendiniz hakkında üç genel tercih cümlesi yazın:
I prefer reading to watching television.
I prefer walking to driving.
I prefer studying in the morning.
Ardından aynı tercihlerden birini to + fiil yapısıyla yeniden ifade edin:
I prefer to read in the evening.
I prefer to walk to work.
I prefer to study before breakfast.
Son olarak iki seçenek arasında karar verdiğiniz gerçek bir durumu anlatın:
I prefer working in a quiet room to working in a noisy café.
Gürültülü bir kafede çalışmaktansa sessiz bir odada çalışmayı tercih ederim.
Bu yöntem sayesinde yalnızca kuralları tekrar etmez, onları kendi hayatınızla ilişkilendirirsiniz.
Ayrıca İngilizce metin okurken prefer kelimesini gördüğünüzde cümlenin devamına dikkat edin. Ardından -ing mi geliyor, to + fiil mi kullanılmış, yoksa iki seçenek mi karşılaştırılmış? Bu küçük gözlem alışkanlığı zamanla doğru yapıları daha hızlı tanımanızı sağlar.
Bir başka yöntem de öğrendiğiniz cümleleri sesli söylemektir. Çünkü yazarken doğru görünen bir yapı, konuşurken tereddüt yaratabilir. “I prefer reading to watching television” cümlesini birkaç kez sesli söylemek, yapının zihninizde yerleşmesine yardımcı olabilir.
Unutmayın, dil öğrenirken amaç yüzlerce kuralı ezberlemek değil, ihtiyaç duyduğunuzda doğru ifadeyi kullanabilmektir.
Sonuç: Prefer’den Sonra -ing Gelir, Ama Tek Seçenek Bu Değildir!
Sorumuza net bir cevap verelim: Evet, prefer’den sonra -ing gelebilir. “I prefer reading” ve “I prefer swimming” gibi cümleler doğrudur. Bunun yanında “I prefer to read” ve “I prefer to swim” yapıları da doğrudur.
İki etkinliği karşılaştırırken ise şu kalıpları hatırlamak önemlidir:
- Prefer doing A to doing B
- Prefer to do A rather than do B
Örneğin, “I prefer reading to watching television” ve “I prefer to read rather than watch television” cümleleri aynı temel tercihi farklı yapılarla ifade eder.
İngilizcede her ayrıntıyı tek bir kurala indirmek mümkün değildir. Ancak yapının mantığını kavradığınızda seçenekler arasında kaybolmanız da gerekmez.
Şimdi forumun asıl sorusu gelsin: Siz İngilizce öğrenirken kuralları ezberlemeyi mi tercih ediyorsunuz, yoksa öğrendiğiniz kelimelerle kendi cümlelerinizi kurmayı mı?
İsterseniz yorumlarda kendi örneklerinizi paylaşın. Belki biri “I prefer sleeping to studying” diyecek, diğeri de “I prefer studying to failing my exams” cevabını verecek. Sonuçta herkesin tercihi farklıdır; yeter ki İngilizce cümlemiz doğru olsun!
Ve küçük bir hatırlatma: Prefer konusunu öğrendikten sonra İngilizce çalışmayı tamamen bırakmayı tercih etmeyin. Çünkü “I prefer sleeping to studying” dil bilgisi bakımından doğru olabilir ama sınav sabahı bu tercihin sonuçları biraz ağır olabilir!
İngilizce öğrenirken insan bazen kendini bir dedektif gibi hissediyor. Bir kelimenin peşine düşüyorsun, sözlüğü açıyorsun, örneklere bakıyorsun ve sonunda karşına küçücük bir soru çıkıyor: “Prefer’den sonra -ing mi gelir, yoksa to mu kullanılır?” İşin komik tarafı, bu sorunun cevabını öğrendikten sonra bile insan bir süre cümle kurarken şüpheli gibi etrafına bakıyor. Sanki yanlış bir ek kullanırsak İngilizce polisi kapıyı çalacak!
Geçen gün bir arkadaşım kahve içerken “I prefer drinking coffee” dedi. Ardından başka biri hemen araya girdi: “Hayır, prefer’den sonra fiilin birinci hâli gelir!” Masadaki kahve soğudu, tartışma büyüdü, Google açıldı. Sonunda anladık ki İngilizce bazen iki farklı yolu da kabul ediyor. Yani mesele yalnızca bir ek ezberlemek değil, hangi yapının nerede kullanıldığını anlamak.
Peki, gerçekten prefer’den sonra -ing gelir mi? Gelir! Üstelik çoğu durumda to + fiil yapısı da kullanılabilir. Ancak cümlede iki şeyi karşılaştırırken dikkat edilmesi gereken önemli bir ayrıntı vardır.
1. Prefer’den Sonra -ing Gelir mi?
Evet, prefer fiilinden sonra başka bir fiil kullanıldığında fiilin -ing takısı almış hâli gelebilir. Bu yapıya İngilizcede gerund denir. Gerund, fiilin isim gibi kullanılan -ing biçimidir.
Örneğin:
- I prefer reading books. (Kitap okumayı tercih ederim.)
- I prefer walking to work. (İşe yürüyerek gitmeyi tercih ederim.)
- She prefers listening to music. (Müzik dinlemeyi tercih eder.)
- He prefers cooking at home. (Evde yemek yapmayı tercih eder.)
- We prefer watching films at home. (Filmleri evde izlemeyi tercih ederiz.)
Bu cümlelerde reading, walking, listening, cooking ve watching sözcüklerinin tamamı -ing biçimindedir.
Buradaki mantık aslında oldukça basittir. Bir kişinin genel tercihinden söz ediyorsan, tercih edilen etkinliği -ing biçiminde ifade edebilirsin.
Örneğin, “I prefer sleeping early” dediğinde erken uyumayı tercih ettiğini anlatırsın. Bu, her gece saat dokuzda yatağa girdiğin anlamına gelmez. Yalnızca genel eğilimini ifade eder.
Tabii bunu patronuna “I prefer sleeping early” diyerek anlatırsan ve cümleyi pazartesi sabahı saat on birde kurarsan, İngilizce dil bilgisi doğru olsa bile iş hayatındaki stratejin biraz sorgulanabilir!
2. Peki, Prefer’den Sonra To Gelir mi?
Evet, prefer fiilinden sonra to + fiilin yalın hâli de kullanılabilir.
Örnekler:
- I prefer to read before bed. (Yatmadan önce kitap okumayı tercih ederim.)
- She prefers to stay at home. (Evde kalmayı tercih eder.)
- He prefers to drive rather than take the bus. (Otobüse binmek yerine araba kullanmayı tercih eder.)
- We prefer to eat early. (Erken yemek yemeyi tercih ederiz.)
- They prefer to study in the morning. (Sabahları ders çalışmayı tercih ederler.)
Burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur: Fiilin önünde to varsa fiile ayrıca -ing getirilmez.
Doğru: I prefer to read.
Yanlış: I prefer to reading.
Aynı şekilde şu iki cümle de doğrudur:
I prefer reading books.
I prefer to read books.
Her ikisi de kitap okumayı tercih ettiğini anlatır. Aralarında bağlama ve konuşmacının anlatımına bağlı küçük kullanım farklılıkları bulunabilse de günlük İngilizcede ikisi de doğal ve doğru yapılardır.
Yani bir sınavda karşına prefer göründüğünde hemen panik yapıp bütün bildiklerini unutmana gerek yok. Önce cümlenin yapısına bak, sonra karar ver.
3. Prefer Doing mi, Prefer to Do mu? Aralarındaki Fark Nedir?
İşte asıl tartışma burada başlıyor. Çünkü İngilizce öğrenenlerin çoğu iki yapıyı da öğrendikten sonra hangisini kullanması gerektiğini merak ediyor.
Genel olarak:
Prefer + -ing: Bir etkinliğe yönelik genel tercihi anlatmak için sıkça kullanılır.
Prefer + to + fiilin yalın hâli: Bu da genel tercihleri anlatabilir; bazı bağlamlarda belirli bir davranış veya seçime daha fazla vurgu yapabilir.
Örnekleri karşılaştıralım:
- I prefer swimming. (Yüzmeyi tercih ederim.)
- I prefer to swim in the morning. (Sabahları yüzmeyi tercih ederim.)
İlk cümle, yüzmeye yönelik genel bir tercihi vurgular. İkinci cümlede ise yüzmenin hangi koşulda tercih edildiği, yani sabahları yapılması, daha belirgin biçimde ifade edilmiştir. Ancak bu fark kesin bir kural değildir; iki yapı da genel tercihleri anlatabilir.
Başka bir örnek:
- I prefer working alone.
- I prefer to work alone.
Her iki cümle de tek başına çalışmayı tercih ettiğini ifade edebilir.
Burada önemli olan, bir yapının her zaman diğerinden daha doğru olduğunu düşünmemektir. İngilizce, matematikteki gibi her soruya yalnızca tek bir doğru işlem yolu sunmaz. Bazen iki farklı yapı da doğrudur; önemli olan cümlenin anlamını ve bağlamını bilmektir.
4. İki Şey Arasında Tercih Yaparken: Prefer A to B
Şimdi konunun en önemli noktalarından birine gelelim. İki etkinliği karşılaştırırken İngilizcede sıklıkla şu yapı kullanılır:
Prefer + V-ing + to + V-ing
Buradaki to, mastar yapısındaki to değildir. İki tercih arasında karşılaştırma yapan bir edat olarak kullanılır. Bu nedenle ardından gelen fiil de -ing biçimindedir.
Örnekler:
- I prefer swimming to running. (Koşmaktansa yüzmeyi tercih ederim.)
- I prefer reading to watching television. (Televizyon izlemektense kitap okumayı tercih ederim.)
- She prefers travelling by train to driving. (Araba kullanmaktansa trenle seyahat etmeyi tercih eder.)
- He prefers cooking to ordering food. (Yemek sipariş etmektense yemek yapmayı tercih eder.)
Özellikle şu cümleye dikkat edin:
I prefer swimming to running.
Burada iki tarafta da -ing vardır. Çünkü swimming ve running, karşılaştırılan iki etkinliği temsil eder.
Peki, “I prefer swimming than running” diyebilir miyiz?
Bu kullanım, standart İngilizcedeki yaygın tercih kalıbı açısından uygun değildir. İki etkinliği prefer ile karşılaştırırken to kullanılır; than değil.
Doğru: I prefer swimming to running.
Alternatif: I would rather swim than run.
İkinci cümlede yapı değişmiştir. Would rather kullanıldığında fiiller yalın hâlde gelir ve karşılaştırmada than kullanılır.
Bu ayrım, İngilizce öğrenenlerin sık yaptığı hatalardan biridir. Çünkü Türkçede “koşmaktansa yüzmeyi tercih ederim” dediğimizde iki farklı yapının İngilizcede farklı dil bilgisi kuralları olabileceğini düşünmeyiz.
5. Prefer to Do Rather Than Do: Diğer Karşılaştırma Yolu
Prefer ile iki eylemi karşılaştırmanın başka bir yolu da şudur:
Prefer + to + fiilin yalın hâli + rather than + fiilin yalın hâli
Örnekler:
- I prefer to walk rather than drive. (Araba kullanmaktansa yürümeyi tercih ederim.)
- She prefers to study rather than watch television. (Televizyon izlemektense ders çalışmayı tercih eder.)
- He prefers to cook rather than order food. (Yemek sipariş etmektense yemek yapmayı tercih eder.)
- We prefer to travel by train rather than fly. (Uçmaktansa trenle seyahat etmeyi tercih ederiz.)
Dikkat ederseniz bu yapıda ilk fiilden önce to vardır. İkinci fiil ise rather than ifadesinden sonra yalın hâlde kullanılmıştır.
Şu cümle de doğrudur:
I prefer walking rather than driving.
Bununla birlikte, prefer + -ing + to + -ing yapısı veya prefer to do rather than do yapısı, özellikle dil bilgisi öğrenirken daha düzenli kalıplar olarak akılda tutulabilir.
Önemli olan, cümlenin başında hangi yapıyı seçtiğinizi fark etmek ve karşılaştırmanın geri kalanını buna uygun kurmaktır.
6. Erkekler Strateji Kuruyor, Kadınlar İlişkileri Düşünüyor mu? İngilizce Tercihlerin Komik Hâli
Bir arkadaş grubunda İngilizce öğrenirken tercih cümlelerinin bile kişilik tartışmasına dönüşmesi mümkün.
Örneğin, yazılım geliştiricisi olan Mert şöyle diyor:
“I prefer solving problems to discussing them.”
Yani sorunları tartışmaktansa çözmeyi tercih ediyor. Mert'in yaklaşımı oldukça pratik: Sorun var mı? Var. Çözüm nedir? Bulalım. Kahve bitti mi? Yenisi alınsın. Hayat onun gözünde bir yapılacaklar listesi gibi.
Aynı gruptaki Elif ise şöyle diyor:
“I prefer talking things through to making quick decisions.”
Yani hızlı kararlar vermektense meseleleri konuşarak değerlendirmeyi tercih ediyor. Onun için çözümün yanı sıra insanların nasıl hissettiği ve kararın ilişkileri nasıl etkileyeceği de önemli.
İlk bakışta birinin çözüm, diğerinin iletişim odaklı olduğu düşünülebilir. Fakat bunları erkeklerin ve kadınların doğuştan gelen özellikleri gibi değerlendirmek doğru olmaz. Mert'in işinde sürekli insanlarla iletişim kurması, Elif'in ise proje yöneticisi olarak hızlı kararlar almak zorunda olması, bu tercihleri tamamen tersine çevirebilir.
Nitekim Elif bir kriz anında son derece stratejik davranabilir; Mert de ekip arkadaşının morali bozuk olduğunda önce onu dinlemeyi seçebilir.
İngilizce cümle kurmanın güzelliği de burada ortaya çıkar. Tercihlerimizi anlatırken insanları tek bir kalıba sokmak zorunda değiliz.
Bir kişi sessiz ortamda çalışmayı tercih edebilir, diğeri ekip çalışmasından hoşlanabilir. Birisi karar vermeden önce ayrıntılı bir plan hazırlarken diğeri deneyerek öğrenmeyi seçebilir.
İngilizce bunları anlatmamıza yardımcı olur:
- I prefer planning ahead to making decisions at the last minute. (Son dakikada karar vermektense önceden plan yapmayı tercih ederim.)
- I prefer listening to giving advice immediately. (Hemen tavsiye vermektense dinlemeyi tercih ederim.)
- I prefer working with a team to working alone. (Tek başıma çalışmaktansa ekiple çalışmayı tercih ederim.)
Peki, siz hangisisiniz? Önce plan yapıp sonra harekete geçenlerden mi, yoksa işe başlayıp yol boyunca çözüm üretenlerden mi?
Belki de asıl soru şudur: Bir insanın tercihi, onun kişiliğini ne kadar anlatır?
7. Prefer ile En Çok Yapılan Hatalar
Şimdi öğrendiklerimizi küçük bir hata avına dönüştürelim. Çünkü kuralları okumak başka, onları gerçek cümlelerde fark etmek başkadır.
Hata 1: Prefer to reading
Yanlış: I prefer to reading books.
Doğru: I prefer reading books.
Doğru: I prefer to read books.
Açıklama: To ile mastar kullanıldığında fiil yalın hâlde kalır. Reading kullanmak istiyorsanız to eklemeden prefer reading demelisiniz.
Hata 2: Prefer reading than watching
Standart karşılaştırma kalıbında tercih edilen yapı:
I prefer reading to watching television.
Burada iki etkinlik karşılaştırıldığı için to kullanılır.
Hata 3: Prefer than
Yanlış: I prefer tea than coffee.
Doğru: I prefer tea to coffee.
Alternatif: I like tea more than coffee.
Prefer ile kurulan karşılaştırmada to, like more than yapısında ise than kullanılır.
Hata 4: Üçüncü tekil şahısta -s takısını unutmak
Yanlış: She prefer reading.
Doğru: She prefers reading.
Doğru: She prefers to read.
Present simple zamanda he, she ve it ile kullanılan prefer fiiline -s gelir. Buradaki -s, fiilin tercih anlamıyla değil, özneyle ilgilidir.
Hata 5: Bütün fiillerin aynı kurala bağlı olduğunu sanmak
İngilizcede her fiilden sonra aynı yapı gelmez. Örneğin enjoy sonrasında genellikle -ing kullanılır:
I enjoy reading.
Want sonrasında ise to + fiil kullanılır:
I want to read.
Prefer her iki yapıyla da kullanılabildiği için öğrenenlere bazen daha esnek bir fiil gibi görünür. Ancak bu esneklik, diğer fiillerin de aynı şekilde kullanılabileceği anlamına gelmez.
8. Günlük Hayattan Örneklerle Prefer Kullanımı
Kuralları günlük hayatla birleştirelim. Çünkü dil öğrenmenin en etkili yollarından biri, yeni yapıları kendi deneyimlerimizle ilişkilendirmektir.
Yemek tercihleri
I prefer homemade food to fast food.
Fast food yerine ev yapımı yemekleri tercih ederim.
I prefer cooking at home to eating out.
Dışarıda yemek yemektense evde yemek yapmayı tercih ederim.
İş hayatı
I prefer working in the morning.
Sabahları çalışmayı tercih ederim.
I prefer to finish difficult tasks first.
Zor işleri önce bitirmeyi tercih ederim.
I prefer discussing problems with my team to solving them alone.
Sorunları tek başıma çözmektense ekibimle tartışmayı tercih ederim.
Sosyal hayat
I prefer meeting friends in small groups.
Arkadaşlarımla küçük gruplar hâlinde buluşmayı tercih ederim.
I prefer texting to making phone calls.
Telefonla aramaktansa mesajlaşmayı tercih ederim.
I prefer to listen before I speak.
Konuşmadan önce dinlemeyi tercih ederim.
Boş zaman
I prefer reading novels to watching reality shows.
Reality programlarını izlemektense roman okumayı tercih ederim.
I prefer to spend my weekends outdoors.
Hafta sonlarımı açık havada geçirmeyi tercih ederim.
Bu örneklerde görüldüğü gibi prefer yalnızca dil bilgisi sınavlarında işe yarayan bir fiil değildir. İnsanların alışkanlıklarını, çalışma biçimlerini, sosyal tercihlerini ve günlük kararlarını anlatmanın da kullanışlı bir yoludur.
Üstelik kendiniz hakkında cümle kurdukça kelimeleri ezberlemek yerine kullanmayı öğrenirsiniz.
9. Prefer mi, Would Prefer mı?
Bir başka önemli ayrım da prefer ile would prefer arasındadır.
Prefer genellikle genel veya kalıcı sayılabilecek tercihleri anlatır:
I prefer tea to coffee.
Kahveyi değil, çayı tercih ederim.
Would prefer ise belirli bir durumda neyi tercih edeceğimizi anlatmak için sık kullanılır:
I would prefer to have tea, please.
Çay almayı tercih ederim, lütfen.
Başka örnekler:
- I prefer staying at home on rainy days. (Yağmurlu günlerde evde kalmayı tercih ederim.)
- I would prefer to stay at home tonight. (Bu akşam evde kalmayı tercih ederim.)
- She prefers travelling by train. (Trenle seyahat etmeyi tercih eder.)
- She would prefer to travel by train this time. (Bu kez trenle seyahat etmeyi tercih eder.)
Would prefer sonrasında to + fiilin yalın hâli yaygın yapıdır. Bu nedenle “I would prefer staying” yerine özellikle başlangıç düzeyinde “I would prefer to stay” kalıbını öğrenmek daha kullanışlıdır.
Buradaki farkı şöyle düşünebilirsiniz: Prefer, genel olarak neyi sevdiğinizi veya seçtiğinizi anlatabilir; would prefer ise belirli bir durumda hangi seçeneği istediğinizi daha nazik bir biçimde ifade edebilir.
Restoranda sipariş verirken bu ayrım oldukça işinize yarar. Çünkü “I prefer tea” genel bir tercih belirtirken “I would prefer tea, please” mevcut sipariş için daha doğal ve nazik bir seçenek olabilir.
10. Küçük Bir Forum Testi: Bakalım Kim Dikkatli Okumuş?
Şimdi sıra sizde! Aşağıdaki cümlelerde doğru seçeneği bulun. Cevapları hemen okumadan önce kendinize birkaç saniye verin.
1. I prefer _____ books before going to bed.
a) read
b) reading
c) to reading
2. She prefers tea _____ coffee.
a) than
b) from
c) to
3. We prefer _____ at home rather than go out.
a) to stay
b) staying to
c) stay to
4. He _____ playing chess to playing video games.
a) prefer
b) prefers
c) preferring
5. I would prefer _____ early tonight.
a) sleeping
b) sleep
c) to sleep
Cevap anahtarı:
1. b) reading
2. c) to
3. a) to stay
4. b) prefers
5. c) to sleep
Kaç doğru yaptınız? Beş sorunun tamamını doğru cevapladıysanız prefer konusunun temel mantığını kavramışsınız demektir. Birkaç hata yaptıysanız da moral bozmayın. Yanlış cevap, dil öğrenirken başarısız olduğunuzun değil, hangi noktayı yeniden çalışmanız gerektiğinin göstergesidir.
11. Konuyu Kalıcı Olarak Öğrenmek İçin Ne Yapmalı?
Dil bilgisi kurallarını yalnızca okuyarak öğrenmek çoğu zaman yeterli olmaz. Özellikle prefer gibi birden fazla yapıyla kullanılabilen fiillerde örnek üretmek oldukça faydalıdır.
Bunun için basit bir yöntem deneyebilirsiniz.
Önce kendiniz hakkında üç genel tercih cümlesi yazın:
I prefer reading to watching television.
I prefer walking to driving.
I prefer studying in the morning.
Ardından aynı tercihlerden birini to + fiil yapısıyla yeniden ifade edin:
I prefer to read in the evening.
I prefer to walk to work.
I prefer to study before breakfast.
Son olarak iki seçenek arasında karar verdiğiniz gerçek bir durumu anlatın:
I prefer working in a quiet room to working in a noisy café.
Gürültülü bir kafede çalışmaktansa sessiz bir odada çalışmayı tercih ederim.
Bu yöntem sayesinde yalnızca kuralları tekrar etmez, onları kendi hayatınızla ilişkilendirirsiniz.
Ayrıca İngilizce metin okurken prefer kelimesini gördüğünüzde cümlenin devamına dikkat edin. Ardından -ing mi geliyor, to + fiil mi kullanılmış, yoksa iki seçenek mi karşılaştırılmış? Bu küçük gözlem alışkanlığı zamanla doğru yapıları daha hızlı tanımanızı sağlar.
Bir başka yöntem de öğrendiğiniz cümleleri sesli söylemektir. Çünkü yazarken doğru görünen bir yapı, konuşurken tereddüt yaratabilir. “I prefer reading to watching television” cümlesini birkaç kez sesli söylemek, yapının zihninizde yerleşmesine yardımcı olabilir.
Unutmayın, dil öğrenirken amaç yüzlerce kuralı ezberlemek değil, ihtiyaç duyduğunuzda doğru ifadeyi kullanabilmektir.
Sonuç: Prefer’den Sonra -ing Gelir, Ama Tek Seçenek Bu Değildir!
Sorumuza net bir cevap verelim: Evet, prefer’den sonra -ing gelebilir. “I prefer reading” ve “I prefer swimming” gibi cümleler doğrudur. Bunun yanında “I prefer to read” ve “I prefer to swim” yapıları da doğrudur.
İki etkinliği karşılaştırırken ise şu kalıpları hatırlamak önemlidir:
- Prefer doing A to doing B
- Prefer to do A rather than do B
Örneğin, “I prefer reading to watching television” ve “I prefer to read rather than watch television” cümleleri aynı temel tercihi farklı yapılarla ifade eder.
İngilizcede her ayrıntıyı tek bir kurala indirmek mümkün değildir. Ancak yapının mantığını kavradığınızda seçenekler arasında kaybolmanız da gerekmez.
Şimdi forumun asıl sorusu gelsin: Siz İngilizce öğrenirken kuralları ezberlemeyi mi tercih ediyorsunuz, yoksa öğrendiğiniz kelimelerle kendi cümlelerinizi kurmayı mı?
İsterseniz yorumlarda kendi örneklerinizi paylaşın. Belki biri “I prefer sleeping to studying” diyecek, diğeri de “I prefer studying to failing my exams” cevabını verecek. Sonuçta herkesin tercihi farklıdır; yeter ki İngilizce cümlemiz doğru olsun!
Ve küçük bir hatırlatma: Prefer konusunu öğrendikten sonra İngilizce çalışmayı tamamen bırakmayı tercih etmeyin. Çünkü “I prefer sleeping to studying” dil bilgisi bakımından doğru olabilir ama sınav sabahı bu tercihin sonuçları biraz ağır olabilir!