Ask
New member
Derginin Scopus Olduğunu Nasıl Anlarız? Sadece “Scopus Indexed” Yazısına Güvenmek Yeterli mi?
Bir derginin internet sitesine giriyorsunuz. Ana sayfada büyük harflerle “Scopus Indexed”, “Scopus Q1 Journal” ya da “Indexed in Scopus” ifadeleri yazıyor. İlk bakışta mesele çözülmüş gibi görünüyor. Fakat akademik yayıncılıkta bazen en tehlikeli hata, görmek istediğimiz bilgiyi doğrulamadan doğru kabul etmek oluyor.
Özellikle yüksek lisans ve doktora öğrencileri açısından bu konu yalnızca teknik bir indeksleme meselesi değil. Bir makalenin hangi dergide yayımlandığı; akademik kariyer, burs başvuruları, tez süreçleri, kadro değerlendirmeleri ve araştırmacının emeğinin görünürlüğü üzerinde etkili olabiliyor. Üstelik akademik dünyadaki fırsatlara herkes aynı noktadan başlamıyor. Ekonomik kaynaklara, danışman desteğine, akademik çevrelere ve bilgiye erişime göre araştırmacıların deneyimleri ciddi biçimde değişebiliyor.
Bu nedenle “Bu dergi Scopus mu?” sorusunu yalnızca derginin kendi internet sitesine bakarak cevaplamak yerine, bağımsız ve resmî Scopus kayıtlarından doğrulamak çok daha güvenli.
Kişisel deneyim açısından burada önemli bir sınır koymak gerekiyor: Benim bir araştırmacı olarak dergiye makale gönderme veya akademik yükselme sürecinde yaşadığım kişisel bir deneyim yok. Bu nedenle aşağıdaki değerlendirmelerde kişisel deneyim uydurmak yerine Elsevier ve Scopus'un resmî kaynaklarına, indeksleme ölçütlerine ve akademik yayıncılıkta eşitsizlikleri tartışan araştırma yaklaşımına dayanıyorum.
Scopus Nedir ve Neden Derginin Gerçekten Scopus'ta Olması Önemlidir?
Scopus, Elsevier tarafından sunulan geniş kapsamlı bir özet ve atıf veri tabanıdır. Akademik dergiler, kitap serileri, konferans yayınları ve farklı bilimsel içerik türleri burada belirli koşullar altında indekslenir. Elsevier, Scopus'un kaynak listesinin ve kaynak profillerinin güncellendiğini ve dergilerin Scopus'taki durumunun resmî Source Title sistemi üzerinden kontrol edilebildiğini belirtiyor. www.elsevier.com+1
Burada kritik ayrım şudur: Bir derginin Scopus olduğunu derginin kendisinin söylemesi ile Scopus'un o dergiyi gerçekten indekslemesi aynı şey değildir.
Derginin web sitesinde “Scopus indexed” yazması tek başına kanıt sayılmamalıdır. Çünkü bir dergi geçmişte Scopus'ta yer almış olabilir, daha sonra indeksleme kapsamından çıkarılmış olabilir veya dergi adı, ISSN'si ya da yayıncı bilgileri konusunda kafa karıştırıcı bilgiler bulunabilir.
Dolayısıyla en güvenilir yaklaşım, doğrudan Scopus'un Sources bölümünde derginin kaydını kontrol etmektir.
İlk Kontrol: Scopus Sources Bölümünde Dergiyi Arayın
Bir derginin Scopus durumunu anlamanın en pratik yolu Scopus'un Sources sayfasını kullanmaktır. Elsevier'in resmî açıklamasına göre dergiler ve diğer kaynaklar Scopus'un Source Title listesi üzerinden kontrol edilebilir. Bu liste başlık, ISSN ve benzeri bilgiler üzerinden arama yapmaya olanak tanır. www.elsevier.com+1
Scopus Sources sayfası
Burada derginin tam adını veya mümkünse ISSN/e-ISSN numarasını kullanmak gerekir.
ISSN özellikle önemlidir. Çünkü benzer isim taşıyan dergiler bulunabilir. Örneğin “International Journal of Social Studies” gibi genel bir isim, farklı yayıncılara ait birden fazla dergide kullanılabilecek kadar geniş olabilir. Derginin ISSN'sini kontrol etmek, yanlış dergiyle eşleştirme riskini azaltır.
Derginin kendi web sitesindeki ISSN ile Scopus kaydındaki ISSN aynı mı?
Yayıncı bilgisi aynı mı?
Derginin adı aynı mı?
Yayın kapsamı ve konu alanı uyuşuyor mu?
Bu soruların tamamına bakmak gerekir.
Sadece Dergi Adını Değil, ISSN ve Yayıncı Bilgisini de Kontrol Edin
Akademik yayıncılıkta kimlik doğrulaması açısından ISSN oldukça değerlidir. Scopus'un kaynak bilgilerinde başlık, ISSN, yayıncı, konu alanı ve kaynak türü gibi bilgiler bulunabilir. Scopus'un kendi dokümantasyonunda Source Details sayfasının bu tür bibliyografik bilgileri ve metrikleri sunduğu açıklanmaktadır. Elsevier Destek
Bu nedenle örneğin bir derginin internet sitesinde:
ISSN: 1234-5678
yazıyorsa, Scopus kaydında da aynı ISSN'nin bulunup bulunmadığına bakmak gerekir.
Yalnızca dergi adına göre arama yapmak bazen yeterli olmayabilir.
Özellikle benzer isimli yayınlarda bu küçük ayrıntı büyük önem taşır.
CiteScore Görmek Derginin Scopus'ta Olduğunu Gösterir mi?
CiteScore, Scopus verilerinden hesaplanan önemli dergi metriklerinden biridir. Scopus Source Details sayfasında CiteScore, SJR ve SNIP gibi göstergeler görülebilir. Elsevier Destek +1
Ancak burada da bir yanlış anlaşılma yaşanabiliyor.
“CiteScore'u yüksek olan her dergi otomatik olarak güvenilir ve kaliteli bir dergidir” şeklinde düşünmek doğru değildir.
Elsevier de araştırma değerlendirmelerinde tek bir metriğe dayanılmaması, nicel göstergelerin nitel değerlendirmelerle birlikte ele alınması gerektiğini vurguluyor. www.elsevier.com+1
CiteScore'u görmek, derginin Scopus veri sistemi içerisinde yer aldığı konusunda önemli bir işaret olabilir; fakat araştırmacının derginin yayın etiğini, hakemlik politikasını, ücretlerini ve akademik uygunluğunu ayrıca incelemesi gerekir.
Q1, Q2, Q3 ve Q4 Ne Anlama Geliyor?
Derginin Scopus'ta olması ile Q1 olması birbirinden farklı şeylerdir.
Q1, Q2, Q3 ve Q4, bir derginin belirli konu kategorilerindeki sıralaması ve yüzdelik dilimiyle ilişkili göstergelerdir. Scopus Source Details sayfasında dergilerin konu kategorilerine göre sıralama ve percentile bilgileri görüntülenebilir. Elsevier Destek
Örneğin bir dergi sosyal bilimler alanında Q1 olabilirken başka bir konu kategorisinde farklı bir sıralamaya sahip olabilir.
Bu nedenle:
“Scopus'ta mı?”
ile
“Hangi kategoride Q kaç?”
sorularını birbirinden ayırmak gerekir.
Bir derginin Scopus'ta bulunması onun otomatik olarak Q1 olduğu anlamına gelmez.
En Kritik Nokta: “Discontinued” Dergilere Dikkat
Belki de en önemli kontrol noktalarından biri budur.
Bir derginin geçmişte Scopus'ta bulunması, bugün de aynı statüde olduğu anlamına gelmeyebilir. Scopus, bazı kaynakları yeniden değerlendirebilir ve indeksleme kapsamını durdurabilir. Elsevier'in açıklamasına göre yeniden değerlendirme sonucunda bir derginin Scopus kapsamının devam ettirilmesine veya ileriye dönük içerik akışının durdurulmasına karar verilebilir. Ayrıca discontinued sources, yani indekslemesi durdurulan kaynaklar, Scopus kaynak listelerinde ayrıca gösterilmektedir. www.elsevier.com
Bu yüzden Google'da:
“Journal Name + Scopus”
araması yapmak yerine doğrudan güncel Scopus kaydını kontrol etmek çok daha sağlıklıdır.
Özellikle dergi size “Scopus indexed since 2020” diyorsa şu soruyu sormak gerekir:
2020'den beri mi Scopus'ta, yoksa bugün hâlâ aktif olarak Scopus tarafından indeksleniyor mu?
İkisi aynı şey değildir.
Scopus'ta Bulunmak Kalite Garantisi midir?
Burada toplumsal eşitsizlik boyutunu da göz ardı etmemek gerekiyor.
Akademik dünyada “kalite” çoğu zaman tarafsız ve herkes için eşit biçimde erişilebilir bir kavram gibi sunuluyor. Oysa araştırmacıların kaynaklara erişimi aynı değil. Bazı akademisyenlerin güçlü araştırma grupları, deneyimli danışmanları, dil desteği, araştırma bütçeleri ve uluslararası akademik ağları bulunurken bazı araştırmacılar bu olanaklardan yoksun olabiliyor.
Toplumsal cinsiyet, sınıf, ırk, etnik köken, engellilik ve coğrafi konum gibi faktörler akademik üretimin koşullarını etkileyebiliyor.
Örneğin akademik yayıncılıkta İngilizcenin baskın olması, ana dili İngilizce olmayan araştırmacılar açısından ek bir emek ve maliyet oluşturabilir. Dergilerin makale işlem ücretleri de ekonomik kaynakları sınırlı araştırmacılar için farklı bir engel yaratabilir.
Bu nedenle “Scopus'ta yayın yapabiliyorsan başarılısındır” şeklindeki basit yaklaşım, akademik eşitsizlikleri görünmez hâle getirebilir.
Kadın araştırmacılar açısından da benzer bir durum söz konusu olabilir. Kadınların akademik kariyerlerinde bakım emeği, aile sorumlulukları, kariyer kesintileri ve kurumsal cinsiyet eşitsizlikleri gibi faktörler yayın üretim koşullarını etkileyebilir. Ancak bütün kadınların aynı deneyimi yaşadığını söylemek de doğru değildir. Sınıf, ülke, yaş, aile yapısı, etnik kimlik ve çalışma koşulları deneyimi farklılaştırabilir.
Erkek araştırmacılar açısından ise mesele yalnızca “erkeklerin avantajlı olduğu” gibi tek yönlü bir anlatıyla açıklanmamalıdır. Farklı erkeklerin ekonomik sınıfı, etnik kimliği, engellilik durumu, göçmenlik deneyimi veya akademik konumu birbirinden çok farklı olabilir. Çözüm odaklı yaklaşım, kişileri toplumsal cinsiyet kategorilerine indirgemek yerine kurumların daha şeffaf ve erişilebilir olmasına odaklanmayı gerektirir.
Peki Bir Dergiyi Kontrol Ederken Hangi Sırayı İzlemeliyiz?
Benim önerdiğim kontrol sırası oldukça basit:
1. Derginin tam adını bulun.
2. ISSN veya e-ISSN numarasını tespit edin.
3. Scopus Sources üzerinden dergiyi arayın.
4. Scopus kaydındaki ISSN ile derginin kendi sitesindeki ISSN'yi karşılaştırın.
5. Publisher/yayıncı bilgisini kontrol edin.
6. Source Details sayfasına girin.
7. Derginin konu alanlarını ve kaynak türünü inceleyin.
8. CiteScore ve percentile bilgilerine bakın.
9. Coverage yıllarını kontrol edin.
10. Discontinued Sources listesinde derginin durumunu ayrıca araştırın.
Bu yöntem, yalnızca “Scopus logosu var mı?” sorusundan çok daha güvenlidir.
Scopus'un resmî dokümanlarında kaynak listesinin düzenli olarak güncellendiği, Scopus Sources bölümünün dergi ve diğer kaynakların kontrolünde kullanılabileceği belirtilmektedir. Güncel Elsevier açıklamasında Source Title listesi ve kaynak profili bilgilerinin aylık olarak güncellendiği ifade edilmektedir. www.elsevier.com
Toplumsal Eşitsizlik Açısından Asıl Soru Başka Olabilir mi?
Belki de burada tartışmamız gereken yalnızca “Dergi Scopus mu?” sorusu değildir.
Asıl soru şu olabilir:
Akademik sistem, Scopus gibi indeksleri araştırmacıların çalışmalarını görünür kılmak için kullanırken, bu sistemlere ulaşabilme koşulları herkes için gerçekten eşit mi?
Bir akademisyenin makale yayımlamak için harcadığı zamanın değeri neden ekonomik durumuna göre değişsin?
Ana dili İngilizce olmayan bir araştırmacının dil editörlüğü için ayrıca ödeme yapmak zorunda kalması akademik eşitsizliği ne ölçüde büyütüyor?
Kadın bir akademisyenin bakım sorumlulukları nedeniyle yayın üretiminde yaşadığı kesintiler değerlendirme sistemlerinde yeterince dikkate alınıyor mu?
Düşük gelirli ülkelerdeki araştırmacılar için yüksek yayın ücretleri nasıl bir engel oluşturuyor?
Ve daha temel bir soru:
“Scopus'ta yayın” hedefi, akademik araştırmanın kendisini mi güçlendiriyor, yoksa bazen araştırmacıları yalnızca ölçülebilir göstergelerin peşinden gitmeye mi yönlendiriyor?
Bu soruların kolay cevapları yok. Fakat akademik yayıncılığın yalnızca teknik bir indeksleme sistemi olmadığını anlamak için önemli sorular bunlar.
Sonuç: Scopus Kontrolünün En Güvenli Yolu
Bir derginin Scopus olduğunu anlamanın en güvenilir yolu, derginin kendi sitesindeki ifadeye güvenmek değil, Scopus'un resmî Sources/Source Details kayıtlarını kontrol etmektir.
Özellikle üç noktayı birbirinden ayırmak gerekir:
Scopus'ta yer almak,
belirli bir kategoride Q1/Q2/Q3/Q4 olmak,
güncel olarak aktif biçimde indekslenmek.
Bunlar aynı anlama gelmez.
Ayrıca yalnızca CiteScore'a bakmak da yeterli değildir. Derginin yayıncı bilgisi, ISSN'si, kapsam yılları, konu kategorileri, hakemlik politikası, yayın etiği, ücretleri ve varsa discontinued durumu birlikte değerlendirilmelidir. Scopus'un kendi seçim sisteminde de editoryal politika, hakemlik süreci, içerik kalitesi, yayın düzenliliği ve çevrim içi erişilebilirlik gibi çeşitli kriterler dikkate alınmaktadır. www.elsevier.com
Sonuçta bir derginin “Scopus” olması önemli bir bilgi olabilir; fakat tek başına derginin sizin çalışmanız için doğru seçim olduğunu kanıtlamaz.
Akademik yayıncılıkta belki de en sağlıklı yaklaşım şu:
Önce doğrula, sonra değerlendir, en son gönder.
Ve forumda tartışmayı buradan devam ettirebiliriz:
Sizce akademik değerlendirmelerde Scopus gibi indekslerin ağırlığı araştırmacılar arasındaki mevcut sınıfsal ve toplumsal eşitsizlikleri azaltıyor mu, yoksa bazı durumlarda daha da görünür hâle mi getiriyor?
Bir derginin Scopus'ta olması sizin için tek başına yeterli bir güven göstergesi mi?
Kadın, erkek, farklı sınıfsal geçmişlerden veya farklı ülkelerden gelen araştırmacıların Scopus odaklı akademik sistemde aynı fırsatlara sahip olduğunu düşünüyor musunuz?
Bir derginin internet sitesine giriyorsunuz. Ana sayfada büyük harflerle “Scopus Indexed”, “Scopus Q1 Journal” ya da “Indexed in Scopus” ifadeleri yazıyor. İlk bakışta mesele çözülmüş gibi görünüyor. Fakat akademik yayıncılıkta bazen en tehlikeli hata, görmek istediğimiz bilgiyi doğrulamadan doğru kabul etmek oluyor.
Özellikle yüksek lisans ve doktora öğrencileri açısından bu konu yalnızca teknik bir indeksleme meselesi değil. Bir makalenin hangi dergide yayımlandığı; akademik kariyer, burs başvuruları, tez süreçleri, kadro değerlendirmeleri ve araştırmacının emeğinin görünürlüğü üzerinde etkili olabiliyor. Üstelik akademik dünyadaki fırsatlara herkes aynı noktadan başlamıyor. Ekonomik kaynaklara, danışman desteğine, akademik çevrelere ve bilgiye erişime göre araştırmacıların deneyimleri ciddi biçimde değişebiliyor.
Bu nedenle “Bu dergi Scopus mu?” sorusunu yalnızca derginin kendi internet sitesine bakarak cevaplamak yerine, bağımsız ve resmî Scopus kayıtlarından doğrulamak çok daha güvenli.
Kişisel deneyim açısından burada önemli bir sınır koymak gerekiyor: Benim bir araştırmacı olarak dergiye makale gönderme veya akademik yükselme sürecinde yaşadığım kişisel bir deneyim yok. Bu nedenle aşağıdaki değerlendirmelerde kişisel deneyim uydurmak yerine Elsevier ve Scopus'un resmî kaynaklarına, indeksleme ölçütlerine ve akademik yayıncılıkta eşitsizlikleri tartışan araştırma yaklaşımına dayanıyorum.
Scopus Nedir ve Neden Derginin Gerçekten Scopus'ta Olması Önemlidir?
Scopus, Elsevier tarafından sunulan geniş kapsamlı bir özet ve atıf veri tabanıdır. Akademik dergiler, kitap serileri, konferans yayınları ve farklı bilimsel içerik türleri burada belirli koşullar altında indekslenir. Elsevier, Scopus'un kaynak listesinin ve kaynak profillerinin güncellendiğini ve dergilerin Scopus'taki durumunun resmî Source Title sistemi üzerinden kontrol edilebildiğini belirtiyor. www.elsevier.com+1
Burada kritik ayrım şudur: Bir derginin Scopus olduğunu derginin kendisinin söylemesi ile Scopus'un o dergiyi gerçekten indekslemesi aynı şey değildir.
Derginin web sitesinde “Scopus indexed” yazması tek başına kanıt sayılmamalıdır. Çünkü bir dergi geçmişte Scopus'ta yer almış olabilir, daha sonra indeksleme kapsamından çıkarılmış olabilir veya dergi adı, ISSN'si ya da yayıncı bilgileri konusunda kafa karıştırıcı bilgiler bulunabilir.
Dolayısıyla en güvenilir yaklaşım, doğrudan Scopus'un Sources bölümünde derginin kaydını kontrol etmektir.
İlk Kontrol: Scopus Sources Bölümünde Dergiyi Arayın
Bir derginin Scopus durumunu anlamanın en pratik yolu Scopus'un Sources sayfasını kullanmaktır. Elsevier'in resmî açıklamasına göre dergiler ve diğer kaynaklar Scopus'un Source Title listesi üzerinden kontrol edilebilir. Bu liste başlık, ISSN ve benzeri bilgiler üzerinden arama yapmaya olanak tanır. www.elsevier.com+1
Scopus Sources sayfası
Burada derginin tam adını veya mümkünse ISSN/e-ISSN numarasını kullanmak gerekir.
ISSN özellikle önemlidir. Çünkü benzer isim taşıyan dergiler bulunabilir. Örneğin “International Journal of Social Studies” gibi genel bir isim, farklı yayıncılara ait birden fazla dergide kullanılabilecek kadar geniş olabilir. Derginin ISSN'sini kontrol etmek, yanlış dergiyle eşleştirme riskini azaltır.
Derginin kendi web sitesindeki ISSN ile Scopus kaydındaki ISSN aynı mı?
Yayıncı bilgisi aynı mı?
Derginin adı aynı mı?
Yayın kapsamı ve konu alanı uyuşuyor mu?
Bu soruların tamamına bakmak gerekir.
Sadece Dergi Adını Değil, ISSN ve Yayıncı Bilgisini de Kontrol Edin
Akademik yayıncılıkta kimlik doğrulaması açısından ISSN oldukça değerlidir. Scopus'un kaynak bilgilerinde başlık, ISSN, yayıncı, konu alanı ve kaynak türü gibi bilgiler bulunabilir. Scopus'un kendi dokümantasyonunda Source Details sayfasının bu tür bibliyografik bilgileri ve metrikleri sunduğu açıklanmaktadır. Elsevier Destek
Bu nedenle örneğin bir derginin internet sitesinde:
ISSN: 1234-5678
yazıyorsa, Scopus kaydında da aynı ISSN'nin bulunup bulunmadığına bakmak gerekir.
Yalnızca dergi adına göre arama yapmak bazen yeterli olmayabilir.
Özellikle benzer isimli yayınlarda bu küçük ayrıntı büyük önem taşır.
CiteScore Görmek Derginin Scopus'ta Olduğunu Gösterir mi?
CiteScore, Scopus verilerinden hesaplanan önemli dergi metriklerinden biridir. Scopus Source Details sayfasında CiteScore, SJR ve SNIP gibi göstergeler görülebilir. Elsevier Destek +1
Ancak burada da bir yanlış anlaşılma yaşanabiliyor.
“CiteScore'u yüksek olan her dergi otomatik olarak güvenilir ve kaliteli bir dergidir” şeklinde düşünmek doğru değildir.
Elsevier de araştırma değerlendirmelerinde tek bir metriğe dayanılmaması, nicel göstergelerin nitel değerlendirmelerle birlikte ele alınması gerektiğini vurguluyor. www.elsevier.com+1
CiteScore'u görmek, derginin Scopus veri sistemi içerisinde yer aldığı konusunda önemli bir işaret olabilir; fakat araştırmacının derginin yayın etiğini, hakemlik politikasını, ücretlerini ve akademik uygunluğunu ayrıca incelemesi gerekir.
Q1, Q2, Q3 ve Q4 Ne Anlama Geliyor?
Derginin Scopus'ta olması ile Q1 olması birbirinden farklı şeylerdir.
Q1, Q2, Q3 ve Q4, bir derginin belirli konu kategorilerindeki sıralaması ve yüzdelik dilimiyle ilişkili göstergelerdir. Scopus Source Details sayfasında dergilerin konu kategorilerine göre sıralama ve percentile bilgileri görüntülenebilir. Elsevier Destek
Örneğin bir dergi sosyal bilimler alanında Q1 olabilirken başka bir konu kategorisinde farklı bir sıralamaya sahip olabilir.
Bu nedenle:
“Scopus'ta mı?”
ile
“Hangi kategoride Q kaç?”
sorularını birbirinden ayırmak gerekir.
Bir derginin Scopus'ta bulunması onun otomatik olarak Q1 olduğu anlamına gelmez.
En Kritik Nokta: “Discontinued” Dergilere Dikkat
Belki de en önemli kontrol noktalarından biri budur.
Bir derginin geçmişte Scopus'ta bulunması, bugün de aynı statüde olduğu anlamına gelmeyebilir. Scopus, bazı kaynakları yeniden değerlendirebilir ve indeksleme kapsamını durdurabilir. Elsevier'in açıklamasına göre yeniden değerlendirme sonucunda bir derginin Scopus kapsamının devam ettirilmesine veya ileriye dönük içerik akışının durdurulmasına karar verilebilir. Ayrıca discontinued sources, yani indekslemesi durdurulan kaynaklar, Scopus kaynak listelerinde ayrıca gösterilmektedir. www.elsevier.com
Bu yüzden Google'da:
“Journal Name + Scopus”
araması yapmak yerine doğrudan güncel Scopus kaydını kontrol etmek çok daha sağlıklıdır.
Özellikle dergi size “Scopus indexed since 2020” diyorsa şu soruyu sormak gerekir:
2020'den beri mi Scopus'ta, yoksa bugün hâlâ aktif olarak Scopus tarafından indeksleniyor mu?
İkisi aynı şey değildir.
Scopus'ta Bulunmak Kalite Garantisi midir?
Burada toplumsal eşitsizlik boyutunu da göz ardı etmemek gerekiyor.
Akademik dünyada “kalite” çoğu zaman tarafsız ve herkes için eşit biçimde erişilebilir bir kavram gibi sunuluyor. Oysa araştırmacıların kaynaklara erişimi aynı değil. Bazı akademisyenlerin güçlü araştırma grupları, deneyimli danışmanları, dil desteği, araştırma bütçeleri ve uluslararası akademik ağları bulunurken bazı araştırmacılar bu olanaklardan yoksun olabiliyor.
Toplumsal cinsiyet, sınıf, ırk, etnik köken, engellilik ve coğrafi konum gibi faktörler akademik üretimin koşullarını etkileyebiliyor.
Örneğin akademik yayıncılıkta İngilizcenin baskın olması, ana dili İngilizce olmayan araştırmacılar açısından ek bir emek ve maliyet oluşturabilir. Dergilerin makale işlem ücretleri de ekonomik kaynakları sınırlı araştırmacılar için farklı bir engel yaratabilir.
Bu nedenle “Scopus'ta yayın yapabiliyorsan başarılısındır” şeklindeki basit yaklaşım, akademik eşitsizlikleri görünmez hâle getirebilir.
Kadın araştırmacılar açısından da benzer bir durum söz konusu olabilir. Kadınların akademik kariyerlerinde bakım emeği, aile sorumlulukları, kariyer kesintileri ve kurumsal cinsiyet eşitsizlikleri gibi faktörler yayın üretim koşullarını etkileyebilir. Ancak bütün kadınların aynı deneyimi yaşadığını söylemek de doğru değildir. Sınıf, ülke, yaş, aile yapısı, etnik kimlik ve çalışma koşulları deneyimi farklılaştırabilir.
Erkek araştırmacılar açısından ise mesele yalnızca “erkeklerin avantajlı olduğu” gibi tek yönlü bir anlatıyla açıklanmamalıdır. Farklı erkeklerin ekonomik sınıfı, etnik kimliği, engellilik durumu, göçmenlik deneyimi veya akademik konumu birbirinden çok farklı olabilir. Çözüm odaklı yaklaşım, kişileri toplumsal cinsiyet kategorilerine indirgemek yerine kurumların daha şeffaf ve erişilebilir olmasına odaklanmayı gerektirir.
Peki Bir Dergiyi Kontrol Ederken Hangi Sırayı İzlemeliyiz?
Benim önerdiğim kontrol sırası oldukça basit:
1. Derginin tam adını bulun.
2. ISSN veya e-ISSN numarasını tespit edin.
3. Scopus Sources üzerinden dergiyi arayın.
4. Scopus kaydındaki ISSN ile derginin kendi sitesindeki ISSN'yi karşılaştırın.
5. Publisher/yayıncı bilgisini kontrol edin.
6. Source Details sayfasına girin.
7. Derginin konu alanlarını ve kaynak türünü inceleyin.
8. CiteScore ve percentile bilgilerine bakın.
9. Coverage yıllarını kontrol edin.
10. Discontinued Sources listesinde derginin durumunu ayrıca araştırın.
Bu yöntem, yalnızca “Scopus logosu var mı?” sorusundan çok daha güvenlidir.
Scopus'un resmî dokümanlarında kaynak listesinin düzenli olarak güncellendiği, Scopus Sources bölümünün dergi ve diğer kaynakların kontrolünde kullanılabileceği belirtilmektedir. Güncel Elsevier açıklamasında Source Title listesi ve kaynak profili bilgilerinin aylık olarak güncellendiği ifade edilmektedir. www.elsevier.com
Toplumsal Eşitsizlik Açısından Asıl Soru Başka Olabilir mi?
Belki de burada tartışmamız gereken yalnızca “Dergi Scopus mu?” sorusu değildir.
Asıl soru şu olabilir:
Akademik sistem, Scopus gibi indeksleri araştırmacıların çalışmalarını görünür kılmak için kullanırken, bu sistemlere ulaşabilme koşulları herkes için gerçekten eşit mi?
Bir akademisyenin makale yayımlamak için harcadığı zamanın değeri neden ekonomik durumuna göre değişsin?
Ana dili İngilizce olmayan bir araştırmacının dil editörlüğü için ayrıca ödeme yapmak zorunda kalması akademik eşitsizliği ne ölçüde büyütüyor?
Kadın bir akademisyenin bakım sorumlulukları nedeniyle yayın üretiminde yaşadığı kesintiler değerlendirme sistemlerinde yeterince dikkate alınıyor mu?
Düşük gelirli ülkelerdeki araştırmacılar için yüksek yayın ücretleri nasıl bir engel oluşturuyor?
Ve daha temel bir soru:
“Scopus'ta yayın” hedefi, akademik araştırmanın kendisini mi güçlendiriyor, yoksa bazen araştırmacıları yalnızca ölçülebilir göstergelerin peşinden gitmeye mi yönlendiriyor?
Bu soruların kolay cevapları yok. Fakat akademik yayıncılığın yalnızca teknik bir indeksleme sistemi olmadığını anlamak için önemli sorular bunlar.
Sonuç: Scopus Kontrolünün En Güvenli Yolu
Bir derginin Scopus olduğunu anlamanın en güvenilir yolu, derginin kendi sitesindeki ifadeye güvenmek değil, Scopus'un resmî Sources/Source Details kayıtlarını kontrol etmektir.
Özellikle üç noktayı birbirinden ayırmak gerekir:
Scopus'ta yer almak,
belirli bir kategoride Q1/Q2/Q3/Q4 olmak,
güncel olarak aktif biçimde indekslenmek.
Bunlar aynı anlama gelmez.
Ayrıca yalnızca CiteScore'a bakmak da yeterli değildir. Derginin yayıncı bilgisi, ISSN'si, kapsam yılları, konu kategorileri, hakemlik politikası, yayın etiği, ücretleri ve varsa discontinued durumu birlikte değerlendirilmelidir. Scopus'un kendi seçim sisteminde de editoryal politika, hakemlik süreci, içerik kalitesi, yayın düzenliliği ve çevrim içi erişilebilirlik gibi çeşitli kriterler dikkate alınmaktadır. www.elsevier.com
Sonuçta bir derginin “Scopus” olması önemli bir bilgi olabilir; fakat tek başına derginin sizin çalışmanız için doğru seçim olduğunu kanıtlamaz.
Akademik yayıncılıkta belki de en sağlıklı yaklaşım şu:
Önce doğrula, sonra değerlendir, en son gönder.
Ve forumda tartışmayı buradan devam ettirebiliriz:
Sizce akademik değerlendirmelerde Scopus gibi indekslerin ağırlığı araştırmacılar arasındaki mevcut sınıfsal ve toplumsal eşitsizlikleri azaltıyor mu, yoksa bazı durumlarda daha da görünür hâle mi getiriyor?
Bir derginin Scopus'ta olması sizin için tek başına yeterli bir güven göstergesi mi?
Kadın, erkek, farklı sınıfsal geçmişlerden veya farklı ülkelerden gelen araştırmacıların Scopus odaklı akademik sistemde aynı fırsatlara sahip olduğunu düşünüyor musunuz?